5 Ocak 2018 Cuma

Evlilik Yıl Dönümü






Geldi çattı yine evlilik yıldönümü 3 yılmı olmuş ayhhhhhhh ne tatlişko bir yıl dönümü...Romantik süprizler kalbime ağır geldiği için rica ettim koca kişisinden lütfen dozunda tut geçen evlilik yıldönümü gibi ferrariyi kocaman kurdeleyle kapının önünde süpriz yapma.hayır mahallelide kalp krizi geçirdi o gün kaç mutsuz evli kadın yüzünden ambulansların Sirenlerinden pastayı üfleyemedik...Mutlu olacağım gün birde kocalarından bir küçük çiçek alamamış kadınlara üzülüp her ambulasın arkasından gözyaşlarımla doldurduğum kovayı savurdum peşlerine...Ah ne yapabilirim ama her evlilik bizimkisi gibi olamaz ki hem kötülerde olacak ki bizim gibi süper ötesi evliliklerin şanı yürüsün borsadaki en mükemmel yatırım gibi sürekli değer kazansın...Neyse bu kadar hava yeterli yıldönümü hediyem için ne kadar abartma desem de hayat arkadaşım,ruh eşim yine yapmış yapacağını gemiyi kocaman bir kurdeleyle çekmiş kapının önüne...Resim paylaşmıyorum çünkü kadraja giremiyecek kadar böyyyüüük yaniiii ...hayal gücünüzü kullanın 😂😂...Halbuki ben ona bir çelenk ve kaya parçası büyüklüğünde ışıl ışıl parlayan bir elmasta olsa yeter demiştim...Hem yani böyle süprizleri paylaşmayacaksam yapılmasının ne anlamı var dimi amaaaaa....Evlilere muhteşem evlilik yıldönümleri diler,bekarlara ultra süper romantik eşler dilerim...Lütfen kıskanmayın kızlar bunu sizle paylaşmamın tek yegane nedeni böyle kocalarda var bilin ve kocalarınızın başının etini yiyin ve tv karşısına geçmiş göbeğini kaşıyan kocalarınıza bakıp talihinize ağlayın diye paylaştım inanın başka maksadım yok tamamen temiz ve iyi duygularla ...en son aile büyüklerimin bana yaptığı nasihatıda sizlerle paylaşıp sonlandırıcam yazımı ‘sevgili kızlarımız evlenceğiniz eşi iyi seçin romantik adamlar olsunlar ki genlerimizin romantiklik dozajında bozulma olmasın’bizim ailelenin kızları bu sözü bilir...Biz böyle bilir böyle yaşarııız... 😂😂🧐

Gerçekler karikatürler de gizli çaktırma 😂



4 Ocak 2018 Perşembe

Kağıt Rölyef



Sürekli bir hobi peşindeyim.Çünkü bir şeylerle ilgilenmek beni bir çok olumsuzluktan uzaklaştırıyor.Sakin bir kafa,mutlu,huzurlu bir benliğe kavuşuyorum. El sanatları konusunda bir çok işle meşgul olmak beni mutlu ediyor. 
Son zamanlarda Kağıt rölyefle uğraşmaya başladım.Sabır isteyen bir iş ama sonunda ortaya çıkan sonuç beni çok mutlu ediyor. 
Kağıt rölyefi bilmeyenler için kısaca anlatayım. Birden çok ayrı resmin üst üste farklı tekniklerle bir araya getirilerek derinliği olan üç boyutlu tablolar oluşturulması olarak tarif edilir. Bir fotoğrafın ya da posterin tek tek kesilerek, perspektif göze alınarak en arka plandan, ön plana, çeşitli malzeme destekleriyle, tekrar bir araya getirilmesi işlemidir. Resmin orijinalliğini koruyarak işlemlerin gerçekleştirilmesidir. Resim tamamlanana kadar arkadan öne kabartılıp,esnetilerek ilerlenir.
Benim yaptığım bir kaç tablonun resmini  paylaşayım. 







Kağıt rölyef eğitimini nasıl alabilirim diyorsanız.Bir çok halk eğitimde ücretsiz eğitim veriliyor.Bazı kağıt rölyef sanatçıları da kendi atölyelerinde ücret karşılığında eğitim veriyorlar.Artık hangisini tercih ederseniz eğitimini alabilirsiniz.Şu bir gerçek her öğretmen farklı bir teknikle öğretiyor.Mesela kimisi soğuk slikonla çalışmalar yaptırıyor,kimisi mantar kullanarak yükseltme yaparak çalışmalar yapıyor.Ben iki yöntemle de çalışmalar yaptım.Başka bir yazım da detaylı şekilde bir çalışmayı aşama aşama fotoğraflayıp bu konu hakkında bir yazı paylaşırım.

3 Ocak 2018 Çarşamba

Evde oyun-Mozaik Bloklar





Bim markete gelmişti bu mozaik bloklar.Fiyatını hatırlamıyorum. Üstünde 3+ yaş yazdığı için bende aldım bir köşeye kaldırdım zamanı gelince çıkarır oynarız,eğleniriz diye.Yusuf eymen dolapları,çekmeceleri karıştırmaya başladığında çıkardı ortaya ''aç aç'' diye peşimde dolaşınca açmak zorunda kaldık küçük parçalı bir oyuncakla oynamadığı için ağzına atar bir şey olur korkumdan açmak istemiyordum ama ısrarlara dayanamayınca açtık oyuncağı.Birlikte oturduk oynadık.Hiç ağzına götürme girişimince bulunmadı.Çok hoşuna gitti taktık çıkardık.renklerine göre gruplandırıp farklı yerlere tak çıkar yaptık.Renkleri tekrar ettik.'Sıra bende,Sıra sende' ifadeleriyle.Sözel yönergeye uygun olarak sırayla oynama.1 saat kadar keyifli vakit geçirdik.


Kazanımları:

Renkleri tanıma
Renklere göre gruplama
Oyun Kurma
Sıra bekleme
Küçük kas becerilerini geliştirme
Dikkat geliştirme.

Keyifli oyunlar...


2 Ocak 2018 Salı

Doğum Hediyesi



Doğum hediyesi

 Bu furya yenimi çıktı bilmiyorum ucundan mı,ortasından mı,sonundan mı yakaladım bu modayı onu da araştırmadım.Doğum hediyesi diye bir şey var genelde eşlerden ve eşin ailesinden beklenen bir durum olarak nitelendiriliyor sanırım.
 Bana gelen doğum hediyesinden bahsetmeden önce klasik olan doğum hediyelerinden bahsetmem gerek.Daha önceki yazılarımı okuyanlar bilir evlendikten sonra hayatımdaki klasikler bitti. Nirvana düzeyinde bir yaşama geçtim.Bir köyün bağrından kopup kraliyet ailesi unvanına yerleşen bir aileye gelin gittiğim için bunları artık çok doğal olarak karşılıyorum . Klasik doğum hediyeleri alanlar beni iyi dinleyin .

  • Beşi bir yerde hala modası geçmeyen ve alındığında sanki hazine bonosu almış gibi sevinenler.
  • Doğurur doğurmaz burgulu bileziği kolunda görüp daha uzun kolu bir şey giymeyenler.
  • Tam tur veya 5 taş veya tek taş pırlantayı parmağında görüp ışıl ışıl ışıldayan gözlerle bakanlar.
  • Tam iyileşmeden alınan arabanın direksiyonunda ayılanlar v.b

Bu gibi durumları yaşayıp övünüp durup mutlu olup eşiyle ve ailesiyle gurur duyup sevgi pıtırcığı-na dönüşen sevgili yeni anne yada 5 çocuk anneli Türk hatunu benim hediye mi duyduktan sonra lohusa depresyonunun dibine dibine vurup çıkamayacaksınız.Bu nedenle istersen buradan sonra yazdıklarımı okuma... 
Yine bir cesaret deyip okumaya devam edenler sakın uyarmadı demeyin. Kayın-validem ve kayın pederim onur konuklarımız oldukları için dünya politikasıyla ilgili bir çok işle ilgili koşturmalarından dolayı 10 dk durup hemen uçağa yetişip başkan Obama'yla görüşmeye gitmek zorundaydılar. Bu telaşlarından dolayı doğum hediyemi unuttular tabii.
Eşimin gözlerinin içine bakıyorum odada çiçek böcek arıyorum yok o an dedim saçmalama be-ah kızım adam klasik bir şey yapmayacağını biliyorsun birde çiçek mi arıyorsun odada deyip klasik romantik düşünmeye odaklanmış düşüncelerimi susturdum.
Hastaneden çıktık biliyorum evde mükemmel bir şey beni bekliyor.Eve girdik gözlerim çakmak çakmak parlıyor radar edasıyla sağ solu inceliyorum yine bir şey yok.Sonra yaaa dedim ne kadar mikimmil bir eşe sahibim sırf ben anlamayayım diye süper ötesi bir sürpriz yapmak için nasıl da çabalamış. Kan basıncım arttı ne olabilir diye tahminler yürütmeye başladım.

  • yumruğum kadar bir elmas kolye olabilir,
  • uçak olabilir,
  • yat olabilir.

ayhhh ben yerimde artık duramıyorum en sonunda yanına gidip 'romantiklerin üstadı,yeryüzüne gelmiş en büyük romantik adam unvanını hiç kimseye kaptırmayan koca yürekli eşim,artık ben dayanamıyorum hadi söyle yada ver doğum hediye mi?'
 Kapının dibinde duran kutuyu uzattı bana ben nasıl bir mutluyum tarifi yok.Büyük bir heyecanla açtım kutuyu.Gördüğüm şey klasik düşünen Türk erkeğin tabularını yıkacak mükemmel hediye karşımdaydı işte.Süt sağma maki-nası tabii benim gözler dolu dolu (böyle bir muhteşem adam benim gibi birini kendine eş seçtiği için nasıl şükretmem gerektiğini inanın bilmiyorum tavsiyeleriniz varsa lütfen iletin bana.) koli ellerimden kayıp düştü birbirine kilitlendi o an gözlerimiz tek kelime etmeye gerek yoktu bizim aşkımız öyle büyüktü ki gözlerimle ona bu hediyenin karşılığını bütün içten ve samimi duygularımla aktardım...İşte yine muhteşem sınır tanımayan bir özel gün hediyesiyle taçlandırılmıştı m... 

Bu yazıyı okuduktan sonra Klasik hediyeler vermeye devam eden kocanızın ayarlarını düzeltmek için mutfaktaki merdaneyle kafasına 3 kere tık tık yapıyoruz....

Klasiktir kesin ama sizin doğum hediyeleriniz nelerdi?

Oyun Vakti







 instagram:delidolubir_anne


Ara ara burada da oğlumla oynadığımız oyunları paylaşmaya karar verdim.☺️

Gerekli Malzemeler
-kısırlık bulgur
-mutfaktaki plastik kaplarınız
-sofra bezi
-en önemlisi birde çocuk 

Oyun zamanı
Kısırlık bulguru tercih etmemdeki sebep Yusuf eymen kumla oynamayı çok seviyor.Kuma da benzediği için hoşuna gider diye düşündüm.Büyük bir kabın içine kısırlık bulguru boşaltıyoruz.başka kaplara boşaltıp durduk biz ilk 10 dk ikimiz içinde harikaydı herşey güzel bir şekilde bir kaptan başka bir kaba düzenli ve keyifli bir şekilde aktardık.Oyun sıradında içeride olan telim çaldığı için 1 dk için yanından ayrıldığım da odanın heryeri kısırdı sofra bezi sermiş olmamda hiçbir işe yaramadı.Bizimki havalara saçıyor kısırı kafasından aşağı döküyor ama nasıl mutlu kahkahalar saçıyor etrafa çığlık çığlığa benim gözler bu manzara karşısında dolu dolu oldu tabii ama sevinçten 😂 zaten iş işten geçti dedim..bekledim tadını çıkarsın oyunun nasıl olsa süpürge açmak günde en az 3 defa farz bize :) Olsun çocuk çok mutlu 😂 oyun bitip etrafı derleme toplama işlemi bittikten sonra bezini değiştirirken de baktım bezinin içi kısır dolu vücudunun her yerinden kısır dökülüyor bu seferde bir banyo şart oldu.Yusuf eymen için çifte eğlence oldu ard arda banyoda da çostuk.Oğlum için keyifli bir aktivite oldu.Bana ödülü de hiç sorunsuz kendi kendine uykuya evlat oldu...
Kimler bu muhteşem oyunu minik yavrularıyla oynayacak parmak kaldırsın... 





Sevgili anne Korktun dimi bu oyunu oynamaya :)) Açıkça söyle :))

1 Ocak 2018 Pazartesi

Dilenen Çocuğa Şiddet



Sokakta bir dilenci çocuğa şiddet uygulandığını gördüğünüzde ne yaparsınız?

 Bu soruya yanıtınız ne bilmiyorum ama ben artık insanlarımızın duyarlılığını yitirdiğini düşünüyorum. 

Geçen gün evime doğru yürürken bir lokanta çalışanının bir çocuğu tekme tokat dövdüğüne şahit oldum.İlk Lütfen yapma,vurma,dur,o daha çocuk diye bağırdım.Döven adamın nasıl gözü döndüyse söylediklerim umurunda bile değildi o hala acımasızca tekme ve tokatlarına devam ediyordu.Ben bir yandan yapma,etme bağırıyorum bir yandan çocuğu elinden almaya çalışıyorum.o an gerçekten çok güçlü,kuvvetli olmayı diledim o adamı yer yapıştıracak kadar kuvvetli olmayı çok istedim.En sonunda yine yoldan geçen bir delikanlı bir hışımla dayak atan adamı yakasından tutuğu gibi duvara yapıştırıp sen ne yapıyorsun gücün ona mı yetiyor diye kurtardı çocuğu.Dayaklara maruz kalan çocuk en fazla 10 yaşında.Yüzü yediği dayaklardan kıpkırmızı olmuş ağlayarak açıklama yapıyor ben senin dükkanında dilenmiyorum diye.Benim sinirden elim ayağım boşaldı.Bu olay gerçekleşirken bir sürü seyircisi vardı müdahale etmeye yeltenmedi hiç biri.O an dönüp hepsine size de yazıklar olsun dedim.Şu canavardan hiçbir farkınız yok sizin de. Çocuğu sakinleştirmeye çalıştım birşeyin var mı diye defalarca sordum.Küçük arkadaşlarını da alıp birşeyim yok deyip ağlaya ağlaya gittiler.Bende yoluma doğru giderken elim ayağım hala titremeye devam ediyordu.Aklıma çalıştığı yeri aramak geldi.Giydi sweette adı yazıyordu.Googgle dan işletmenin numarasını buldum.İşletme sahibini telefona rica ettim olanları kendisine anlattım telefonu kapattıktan sonra polisi arıyacağımı ifade ettim.Kendisi ne kadar samimiydi bilemem ama ben samimiyetine inanmak istiyorum.Bana kendisini bilgilendirdiğim için teşekkür etti.Ben bu durumla bizzat ilgilenicem dedi.Böyle kişileri yanımda çalıştırmam gibi sözler ifade etti.Artık ne yaptı bilmiyorum.Olay nasıl sonuçlandı onu da bilmiyorum.Bu olay bana şu gerçeği apaçık gösterdi ki birgün başınıza sokakta birşey gelirse çevreden kimse kılını bile kıpırdatmaz ellerinde telefon ya fotoğraf ya video çekip sosyal medya hesaplarında efelik taslarlar vay vay ne yaptı çocuğa zalim bu insanlar diye başlık atıp süsler püsler yayınlar aldığı likelara bakıp gururlanır övünür.Çünkü bu olayı videoya alarak kahraman olmuştur kendisi.
Biliyorum bu tarz olaylar çok fazla var.Haberlerde sosyal medyalarda...Açıkçası ben haber izleyemiyorum sosyal medya hesaplarımda da bakmıyorum bakamıyorum.Yüreğim kaldırmıyor.Yanımda gerçekleşen bir olaya da gücüm yetmese de müdahalesiz kalamadım.
Evet yolda yürürken yapışıyorlar.Oturduğumuz yerde masalarımıza geliyorlar.Yok desende gitmiyorlar.Bunaltıyorlar bazen belkide ama bunun sonucu şiddet olmamalı.Bağırmak,küfür etmek olmamalı.Güzellikle yaklaş birde,şefkat dolu bir sesle söyle söylemedik istediğini,başını okşa bakalım o zaman neler oluyor.Kaybedeceğin birşey olmaz emin ol.Senden birşey de eksilmez.Kimin ne olacağı belli değil bu hayatta bunu da unutmadan olaylara yaklaşmanızı tercih ederim....

…Artık ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız.”
Bakara: 2/279.




Ruh Eşi






Ruh eşinizle mi evlisiniz?

Bu soruyu kendime Brida adlı bir kitabı okuduktan sonra çok sorar oldum.O kitaptaki gibi ritüel becerilere sahip ışık saçan biri değilim ama yinede ruh eşi olayı beni çok etkilemişti. Eğer onun yanında kendini değerli hissediyorsan,enerji alıyorsan,her gördüğünde kocaman bir gülümse yerleşiyorsa yüzüne,kalbinin atış oranı yükseliyorsa,gözlerin ona her an baktığında parlıyorsa,ona sarıldığında huzur buluyorsan,yanında olmadığında özlüyorsan,sesini duyduğun an ruhun çoşuyorsa,her anını onunla geçirmek için özel çaba harcıyorsan,mutluluğunu onunla paylaştığında kat ve kat çoğalıyorsa,üzüntünü paylaştığında teselli buluyorsan,öfkelendiğinde tek bir bakışıyla sakinleşiyorsan eğer bu dediklerimi yaşıyorsan sen evli değilsin kesinlikle evli olamazsın.Bak benden sana söylemesi evli olupta bu dediklerimin hepsini yaşıyorsan kesinlikle bir yerlerde sıkıntı var.Hemen geniş çaplı bir araştırma başlatıyorsun.Eğer araştırmalarından birşey çıkmadıysa şu sinir bozucu romantik çiftler varsayımı diye birşeyin varlığını ispatlayarak onlarca evli türk kadınını mutsuz etmeden şu kapıdan usulca çık ve biz seni görmemiş gibi yapıcağız. Neyse gerçek evli çiftlerle baş başa kaldığımı düşünerek devam ediyorum.

•TV karşısında bir elinde kumanda bir eliyle de göbeğini kaşıyıp devamlı sana sorular ve emirler veriyorsa(Yemek hazır mı,gömleğimi ütüledin mi,kotumu yıkadın mı v.b),

•”Babasıdır sonuçta” diyip güvenerek yanında bırakıp ev işlerine kendini kaptırdığında bir süre sonra çocuğunun çığlık çığlığa ağladığını duyuyorsan;sıkıntını,üzüntünü paylaşmak için yanına gittiğinde veya seni mutsuz gördüğünde yine neyi kafana taktın,bu surat ne,sende herşeyi büyütüyorsun v.b sözlerle karşılık buluyorsan,

•Tuvalette 1 saat kadar zaman geçirmeyi başarabiliyorsa (gerçekten 3 yıllık evliliğimde bu kadar uzun tuvalette ne yaptığını merak ediyorum  ),

•Gün içerisinde seni 1 kere yada hiç aramıyorsa, •Sana sık sık iltifat etmiyorsa,

•Seni dinler gibi yapıp tv’ye odaklandıysa,

•Senin için eşinin eve gelmesi sadece tv karşısında zaman geçirmekse,

•Seni hunharca eleştirip üzüyorsa, 

•Sendeki değişiklikleri farketmiyorsa,

•İhtiyaçlarını gidermediğinde sana surat asıp söyleniyorsa,

•Yaptığın yemeklere güzel yorum yapmıyorsa,

•Öfkene genelde o sebep oluyorsa,

•Çok uzun zaman yan yana olduğunda bir gitse de rahat rahat ev işi yapsam diye gözüne batmaya başladıysa,

•Bütün gün ev işi yapıp yorgunluktan bitap düştüğünde sanki ne yapıyorsun bütün gün evde yatıyorsun sözlerini duyuyorsan,

•Özel günleri unutuyor yada önemsemiyorsa...

Bu liste böyle uzayıp uzayıp gidiyorsa sen evlilik kervanına dahil olmuş bir türk kadınısın al eline şu mendili gel birlikte hönküre hönküre ağlayalım. Klasik türk ayısıyla evliliğimizin şerefine bir soda açalım.Mide de yanma yapıyor bu erkekler çünkü ...


Aklıma gelmeyenler muhakkak vardır onlarıda sizler bana yorum yaparak hatırlatın çünkü akşam uyuduğun da herife tuvalet terliğiyle sağlı sollu girişicem...